<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>melancholia</title>
        <description>&quot;ve yalnızlık sanatının ustasıyız çok şükür&quot;</description>
        <link>http://mumlar.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 04:59:51 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>islam'da Süs ve Güzellik</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/islam-da-sus-ve-guzellik_7985671.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/islam-da-sus-ve-guzellik_7985671.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;slam'da Süs ve Güzellik&lt;br&gt;&lt;br&gt;insan oğlu fıtri olarak süs ve süslenmeyi güzelliği sevmektedir. Güzel manzaraları, tabiatın güzelliklerini, güzel sözü, güzel sesi, güzel elbiseyi sevmekte ve onlardan hoşlanmaktadır. Gençlik çağında insanlar bu hissi daha çok hisseder ve daha kabarık olur. Yüce
dinimiz islam da insanın yaratılışında koyulan bu hisse diğer fıtri
şeylerde olduğu gibi hiçbir zaman karşı çıkmamış, aksine ona teşvik bile etmiştir. &lt;br&gt;Ancak islam insanın bu ihtiyacına da belli bir çerçeve içerisinde cevap ve cevaz vermeye ve kontrollü&amp;nbsp; tutmaya çalışmıştır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Biz Kur'an ve ayetleri ve Resul-i Ekrem (s.a.a) ve Ehl-i Beyti'nin hadislerine dayanarak&amp;nbsp; bu mevzuu biraz açmak istiyoruz.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Araf suresinin 31. ve 32. Ayetlerinde&amp;nbsp; şöyle buyurmaktadır:&lt;br&gt;&amp;nbsp;&quot;Ey
Adem oğulları, her mescit yanında ziynetlerinizi kendinize alın;
mescitlere gittiğimizde süslenin yiyin için ve israf etmeyin.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ey Resulüm, de ki: &lt;br&gt;&quot;Allah'ın
kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızkları kim haram kılmıştır?
De ki bunlar dünya malı için iman edenler içindir kıyamet günü ise
sadece onlar içindir.&amp;nbsp; Bilen bir topluluk için ayetleri birer bir er
açıklarız.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Görüldüğü gibi Kur'an'ın tavsiye ve
buyrukları bu gün bir çok Müslümanın düşündüğünün tam tersinedir. Bir
çoklarımız bir kimsenin giyim kuşamına, tertip düzenine ehemmiyet
verdiğini gördüğümüzde onun daha çok takvalı, zühd ehli olduğunu zannediyoruz. Halbuki böyle değildir.
iman gereklerinden birisi ve fıtratın istediği şey temizliğe, tertip
düzene ehemmiyet vermektir. özellikle toplum içerisinde ve müminler
ar.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/islam-da-sus-ve-guzellik_7985671.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:45:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ey internet!!! Bu Mektubum Sana...Bu Yazım sana!!!</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/ey-internet-bu-mektubum-sana-bu-yazim-sana_7984531.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/ey-internet-bu-mektubum-sana-bu-yazim-sana_7984531.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;Kurtulmak istiyorum senden&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kitaplarımın başına oturmak&amp;#8230; derinlere dalmak&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir beyaz ekrandaki sözcümler kitaplardaki gibi değil&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bana ne kazandırdın ne verdin&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;irademi elimden alıyorsun çoğu kere. On dakika deyip de saatlerce başından ayrılmadığım olmuştur&amp;#8230;vazifelerimi unuttum&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Yazmaktan başka ameli olarak bir şey yapamaz oldum&amp;#8230;olduk&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Fiil yoktu sadece söz vardı&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Eğer büyük nimetsen ben kötüye kullanıyorum&amp;#8230; ancak benim gibi olanlar az değil&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hakikat için de kullansam seni ne kadar fayda verdiğinden hep şüphe ettim&amp;#8230;.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kitap gibisin belki elimin altında ama onu veremiyorsun bana&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Uzaklaşmak istiyorum senden!!! Uzaklaşmak&amp;#8230; derinlere dalmak&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Günaha da ne kadar yakınsın oysa&amp;#8230;bir tık kadar&amp;#8230; bir tuş kadar&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Güzel bir şey olsan&amp;#8230; iyi bir şey olsan 3-5 saat durabilir miyim başında&amp;#8230; ne üç beşi 7-10 saat&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hadi
3 saat kesintisiz namaz kıl desem&amp;#8230;olmaz dersin&amp;#8230; hadi 3-4 saat kuran oku
desem başında duramam kur&amp;#8217;anın ağır gelir... ama sen hafif geldiğine
göre ve hiç sıkıntı çekmediğime göre senle olurken senin bana pek
faydan yok&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Dönmek istiyorum&amp;#8230;bedevi desinler&amp;#8230; ama uzaklaşmak istiyorum senden&amp;#8230;sadece düşünmek&amp;#8230; okumak&amp;#8230; okumak&amp;#8230;.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Benim
gibi olanları da yanımda götürmek istiyorum&amp;#8230; ama yol çetin&amp;#8230;bahaneler
çok&amp;#8230;geri dönenler çok olacaktır en az adım atamayanlar kadar&amp;#8230;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgi ile&amp;#8230;.&lt;/b&gt;
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/ey-internet-bu-mektubum-sana-bu-yazim-sana_7984531.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:35:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sevdiğine,Sevdiğini Söyle </title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/sevdigine-sevdigini-soyle_7984381.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/sevdigine-sevdigini-soyle_7984381.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;Sevmek, sevgiyle yaşayabilmek; ömrümüz boyunca sahib olduğumuz cevherlerdir.&amp;nbsp;  &lt;br&gt;Sevgi etrafındakiler için aydınlatan bir  ışık, yıkayıp arındıran bir Rahmet, besleyip büyüten bir gıda, kazandırıp zengin eden bir sermaye  demektir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgi; ilahi bir tılsımdır. &lt;br&gt;Girdiği her yere inanmayı, güvenmeyi, yardım etmeyi ve hoşgörüyü getirir. Sevgiyle yola çıkan her yolcu; engelleri aşar. Menzillere ulaşır. Aradığını bulur. Sevgi; bütün güzelliklerin tohumudur.  &lt;br&gt;Bizler sevgi dolu yüreklerle, tebessümlerle çevremize sevgi ışıkları saçarsak bizim bir sevgimiz bin sevgilere gebe kalır inşaallah.  Sevgi fidanları büyüyüp muhabbet çınarları yetişir. Kökü sevgiyle beslenmiş gövdesi muhabbetle sulanmış bu çınarlar ise kolay kolay devrilmez toplumlar oluşturur. ilahi vuslatlara ererler.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevmek gönül işidir, sevmek her kişinin değil, er kişinin hakkıdır. &lt;br&gt;Seven kişi her olaya  sevgiyle, merhametle bakar. Her şeyde sevilebilecek bir güzellik görür.
Hatta en çetin imtihanlar en zorlu kişilerde bile bunu Vedud olan
Rabbim yarattı. O sevgi kaynağının yarattığı varlık nasıl kötü
olabilir? Nasıl sevilemez diye merhamet eder. Ve
her şeyi sever. Sevdiği için de Hz. Hamzanın ciğerini vahşice
parçalayan Vahşi gibi tevbe edip birer sevgili olmaya and içen yürekler
çoğalır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevmeyenler ise yaşamayanlardır. &lt;br&gt;Onlar
ölü kalplerdir. Hayatı anlamsız ve tatsız duygularla bitkisel hayatta
ya.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/sevdigine-sevdigini-soyle_7984381.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>~~Aşk ve âşık....~~</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/ask-ve-asik_7983861.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/ask-ve-asik_7983861.html</guid> 
            <description>AşK VE ÂşIK &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Her kimin yakası bir aşktan dolayı yırtılmışsa, o hırstan ve ayıptan tamamıyla temizlenmiştir.&lt;/b&gt;Kimde aşk endişesi yoksa, o kanatsız kalmış bir kuş gibidir, vah ona!&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Ey bizim sevdası güzel aşkımız; şad ol!..&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Toprak beden, aşktan dolayı göklere çıktı; dağ (bile aşktan) oynamaya başladı, çevikleşti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Yemyeşil aşk bağının sonu, ucu-bucağı yok; orada gamdan ve neşeden başka ne meyveler var!&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Aşk dâvaya benzer; cefa çekmek de şahide. şahidin yoksa dâvayı kazanamazsın ki!&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Her ne kadar dille anlatmak aydınlatıcı ise de dile (gelmeyen) aşk, daha parlaktır.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Aşk seçkin erler için gemiye benzer. Gemiye binen kişinin bir âfete uğraması nâdirdir, çoğu zaman kurtulur.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Aşkın yüzlerce nazı, edâsı, ululuğu var. Aşk, yüzlerce nazla elde edilebilir.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Aşk vefakâr olduğu için vefakâr olanı satın alır. Vefasız adama bakmaz bile.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Aşkın beş yüz kanadı vardır. Her kanadı, arştan yer altına kadar bütün kâinatı kaplar.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Aşk, denizi bir çömlek gibi kaynatır; aşk, dağı kum gibi ezer, eritir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Aşk, gökyüzünü çatlatır, yüzlerce yarık açar; aşk, sebepsiz yeryüzünü titretir.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Temiz aşk, Muhammed&amp;#8217;le eşti. Allah aşk yüzünden ona &amp;#8220;Sen olmasaydın...&amp;#8221; dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Hasılı o, aşkta tekti. Onun için Allah, peygamberler içinden O&amp;#8217;nu seçti.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Gönüllerin dönüşünü aşktan bil. Aşk olmasaydı dünya, donar kalırdı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Bu dünya pazarında sermaye altındır; o dünyada ise aşk ve iki ıslak göz.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Zahirî güzelliğe ait bulunan aşklar da aşk değildir; onlar sonunda bir utanç vesilesi olur.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;En güzel olan Allah aşkından başka ne varsa can çekişmeden ibarettir...&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Âşıklık, gönül iniltisinden belli olur; gönül derdi gibi bir dert yoktur.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Âşığın hastalığı diğerlerinden farklıdır; aşk, Hak sırlarının üsturlâbıdır.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;Âşıklar ferahlık kadehini,.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/ask-ve-asik_7983861.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:25:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Omzunda Yıldız Var!!</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/omzunda-yildiz-var_7983631.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/omzunda-yildiz-var_7983631.html</guid> 
            <description>Omzunda Yıldız Var!!&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir asker,namaz kılan (en zor şartlarda bile terk etmeyen) diğer askere sordu: &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&quot;Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz ? Niçin kendini zahmete sokup her gün 5 &lt;br&gt;defa namaz kılıyorsun. &lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi: &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;-şu insan; niçin yanından geçerken toplanıyor, selam veriyor ve bütün &lt;br&gt;emirlerine itaat ediyorsun. &quot;yat&quot;dese yatıyor, &quot;kalk&quot; dese kalkıyorsun? O da &lt;br&gt;senin gibi iki ayağı, iki eli ve bir başı olan bir insan değil mi?&quot; &lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Diğer asker cevap verdi: &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&quot;-Evet! O da benim gibi bir insan ama rütbesi var, &lt;br&gt;omuzun da yıldızı var&quot; &lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Namaz kılan askerin cevabı müthişti: &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&quot;ey arkadaş!Sen omuzun da bir tane yıldızı var diye senin gibi bir insana itaat &lt;br&gt;ediyorsun da ben, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih &lt;br&gt;tanesi gibi kudret eliyle-- çeviren bir zata niçin itaat etmeyeyim? Niçin namaz &lt;br&gt;kılıp emrini yerine getirmeyeyim?&quot;&lt;/b&gt;
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/omzunda-yildiz-var_7983631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:23:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>''Neden Ben Seçildim?'' Diyorsanız...</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/neden-ben-secildim-diyorsaniz_7983401.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/neden-ben-secildim-diyorsaniz_7983401.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;''Neden Ben Seçildim?'' Diyorsanız...&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS'den ölmekteydi.&lt;br&gt;Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı.&lt;br&gt;Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu: &lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;&quot;Neden Tanrı böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?&quot; &lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Arthur Ashe buna şu cevabı verdi:&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tüm dünyada...&lt;br&gt;50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar,&lt;br&gt;5 milyon tenis oynamayı öğrenir,&lt;br&gt;500,000 profesyonel tenisi öğrenir,&lt;br&gt;50,000 yarışmalara girer,&lt;br&gt;5,000 büyük turnuvalara erişir, &lt;br&gt;50'si Wimbledon'a kadar gelir,&lt;br&gt;4'ü yarı finale,&lt;br&gt;2'si finale kalır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı'ya &quot;Neden ben?&quot; diye hiç sormadım. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ve bugün sancı çekerken, Tanrı'ya &quot;Niye ben?&quot; mi demeliyim? &lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;Mutluluk&lt;/b&gt; insanı &lt;b&gt;tatlı &lt;/b&gt; yapar..&lt;br&gt;&lt;b&gt;Zorluklar güçlü &lt;/b&gt;yapar,&lt;br&gt;&lt;b&gt;Hüzün &lt;/b&gt; ise &lt;b&gt;insan&lt;/b&gt; yapar,&lt;br&gt;&lt;b&gt;Yenilgi mütevazı &lt;/b&gt; yapar,&lt;br&gt;&lt;b&gt;Başarı&lt;/b&gt; insanı &lt;b&gt;ışıldatır ...&lt;/b&gt; &lt;br&gt;Ama yalnız Tanrı yolumuza devam etmemizi sağlar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tanrı'ya asla &quot;Niye ben?&quot; diye sormayın... Ne olacaksa olacak... O'nun &lt;br&gt;kendine has usulleri vardır... Herşey kendi iyiliği için olur... &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;inancınızı koruyun...&lt;/b&gt;
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/neden-ben-secildim-diyorsaniz_7983401.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:21:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;SeVgi&quot;</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/sevgi_7983091.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/sevgi_7983091.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;&quot;SEVGi&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Merhaba gülen gözlü arkadaşım, dudağındaki tebessümü kaybetmemişsin daha. &lt;br&gt;Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara tebessümler saçabilmek senin gibi.  &lt;br&gt;Biliyorum, üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca. Ne yapalım arkadaşım, herkes senin gibi olamaz. &lt;br&gt;Duyabiliyorum &quot;Hayır olmalı&quot; dediğini. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Haklısın arkadaşım, aslında bütün insanlar senin gibi olmalı. &lt;br&gt;Bilseler
bir tebessümle neler yapabileceklerini, bir çocuğun gözlerindeki
ışıltıyı bir tebessümle nasıl görebileceklerini, sıkıntılarla dolu bir
insana nasıl dünyaları vereceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları
nasıl erittiğini, &lt;br&gt;kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler, eminim onlarda senin gibi olmak isterlerdi...  &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ve sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım. &lt;br&gt;Saf ve hiç bir beklentisi olmayan bir çocuk gibi. &lt;br&gt;Hayır arkadaşım, sevgi, sadece sevgiliye duyulmaz. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgi evrensellikdir.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu. Onun yeri kalplerdedir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir annenin kalbindedir, onun yeri çocuğuna verebilmek için. &lt;br&gt;Onun yeri bahçıvanın ellerindedir, sevgi tohumları saçabilmek için. &lt;br&gt;Evet... Sevgi heryerdedir.. Yeter ki sen onu bulmak iste. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgiyi bulmak kolay... &lt;br&gt;Zor olan onu elinde tutabilmekte. &lt;br&gt;Unutma arkadaşım, sevgiyi duyabilmekle de iş bitmiyor... &lt;br&gt;Sevgiyi göstermek de gerekir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Hayat kısa arkadaşım bugün olan yarın yok. &lt;br&gt;Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir. &lt;br&gt;Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin. &lt;br&gt;Biliyorum arkadaşım, bana hak veriyorsun. &lt;br&gt;şimdi koş sevdiğinin yanına.. &lt;br&gt;önce, ona gülen gözlerle sımsıcak bir gülümse ve &quot;Seni seviyorum&quot; deyiver içinden gelen en sıcak sesinle. &lt;br&gt;Hayır bunlar komik şeyler değil arkadaşım.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Seni seviyorum anne, baba, kardeşim, arkadaşım vs. demek komik.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/sevgi_7983091.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>...::SAHTE sevgiler dünyası!::...</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/sahte-sevgiler-dunyasi_7982541.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/sahte-sevgiler-dunyasi_7982541.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;&lt;i&gt;Ne çok 'Seni seviyorum'larınız var. Her yere yazıyorsunuz. Herkese söylüyorsunuz. Her zaman kullanıyorsunuz. Sevginizden çok 'seni seviyorum'larınız.
'Sen' diye hitap edebildiklerinizden bile çok. O kadar kısa ki
sevgilerinizin ömrü, ard arda ekleseniz dahi, kelebek ömründen kısa
kalıyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevginizi saklamıyorsunuz güyya. Ama sevgi ile olan mesafenizin uzaklığını 'Seni seviyorum'larınız
ele veriyor. Ortaya 'çok' ekliyorsunuz, 'gerçekten' ekliyorsunuz.
Başına ve sonuna mahzunluk ekliyorsunuz. Ekliyorsunuz ki, milyonlarca 'Seni seviyorum'dan farklı olsun sizin söylediğiniz. Ama olmuyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Herkesi 'Seni seviyorum'
demeye davet ediyorsunuz. Suç ortağı arıyorsunuz. Ancak herkesin maske
takmasıyla hayatı maskeli baloya çevirip, vicdanınızı rahatlatacaksınız.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sadece
sizin ve sahte sevgilinizin değerini düşürmüyorsunuz. 'Sevme'nin
değerini de yerle yeksan ediyorsunuz. öyle bir cümle kuruyorsunuz ki,
'sen' gerçekten 'sen' değil, başkalarını kastediyorsunuz. 'Sevmek'
gerçek 'sevmek' değil, başka duyguları anlatıyorsunuz. Birinci tekil
şahıs eki de sizi anlatmıyor, belki başka yüreklere tercüman
oluyorsunuz.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kalp şekillleri arasında olması neyi değiştirir ki?
Taş gibi soğuk. Gülümseyerek söylemeniz ne farkeder ki? Takım elbiseden
daha resmî. Buğulu gözlerle telaffuz etseniz ne yazar? içten olmadığı
besbelli.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tamam, yüreğinizde bir yerlerde sevmeye karşı bir iştah, bir açlık var. Ama, bu açlığın reçetesi bol bol 'seni seviyorum' demek mi? Kalp resimleri mi? Hüzünlü şarkılar mı? Ayrılık ağıtları mı?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Dağlara,
taşlara yazdınız ama yine de sevmiyorsunuz, değil mi? Sevginiz
tükeniveriyor... Kalmıyor... &quot;Sevgim bitti, hâkim bey&quot; diyorsunuz bükük
bir boyun ve kısık bir sesle. Tutunamıyor kalbiniz, böyle kaygan
zeminlerde.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/sahte-sevgiler-dunyasi_7982541.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:14:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Arkadaşımsın, canımsın&amp;#8230; </title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/arkadasimsin-canimsin_7982231.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/arkadasimsin-canimsin_7982231.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;Sende kendimi görmek ürkütür beni&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Arkadaşımsın, canımsın&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Yüreğimi paylaştığım, ama sınırları aşamayansın&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Herkes gibisin&amp;#8230; Âilem desem değil, ben desem değil, sen tam ortadasın&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Yürümek ve ardımızda koca seneleri devirmek&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir edeb hikâyesi yazmak hayalim seninle!  &lt;br&gt;&lt;br&gt;Alnım açık, her ânım, konuştuğumuz kelâmlar dizilir gözlerimin önüne.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sonra düşünürüm, seni bu beden üzdü mü diye? &lt;br&gt;&lt;br&gt;Aynaya bakarım&amp;#8230; Konuşurum kendimle, gözlerimle ve sonra kalbime ilişir gözlerim&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Seni ararım&amp;#8230; Kapladığın yer kadar büyür gözlerim! &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ve sonra hâtıralar kendilerini sergiler ve «izle bizi!..» derler! &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ellerim senden uzak olmamalı, ama ellerini de sarmamalı! Hep yan yana durmalı&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Arkadaşımsın&amp;#8230; Canımsın...  &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ama sözlerimiz edebi aratmamalı! Bir hikâyesi olmalı beraberliğimizin&amp;#8230; &lt;br&gt;Bir dâvâsı ve de sevdâsı olmalı bu yüreklerin! Menfaat kokusundan kendini arındırmış temiz bir sayfa konmalı adı&amp;#8230;&lt;br&gt;Yazın
sıcaklığı kadar samimi olmalı sevgimiz, ama eylül kadar derin olmalı
kalplerimiz, kış kadar beyaz gözükmeliyiz ve sonbaharın geleceğini
unutmadan edebimizi ve de dengemizi muhafaza etmeliyiz&amp;#8230;  &lt;br&gt;&lt;br&gt;Kilitlemeliyiz güzel duygularımızı, hırsızların hain bakışlarına teslim etmemeliyiz. &lt;br&gt;Olur da bir gün küskünlük mevsimi gelirse diye, Rabb&amp;#8217;in rızasını gözetmeliyiz&amp;#8230; &lt;br&gt;Ve hoş görmeliyiz sabırsız dakikaları&amp;#8230; Biz arkadaşız diye cesaretin esiri olmamalıyız! &lt;br&gt;Tâviz vermemeliyiz benliğimizden&amp;#8230; &lt;br&gt;&lt;br&gt;Arkadaşımsın&amp;#8230; Canımsın.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ama sen de yabancısın&amp;#8230; Arkadaşlıklar sonsuzluk için edebe muhtaçmış&amp;#8230; &lt;br&gt;Sen ve ben&amp;#8230; Bu deryanın içinde susuzluğumuzun farklında mıyız? &lt;br&gt;Samimiyetimizin doruklarında edebi unutmakta mıyız?! &lt;br&gt;Lau.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/arkadasimsin-canimsin_7982231.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Söylenmemiş sevgi sözleri neyi erteliyor?</title>
            <link>http://mumlar.blogcu.com/soylenmemis-sevgi-sozleri-neyi-erteliyor_7981851.html</link>
            <guid>http://mumlar.blogcu.com/soylenmemis-sevgi-sozleri-neyi-erteliyor_7981851.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;Söylenmemiş sevgi sözleri neyi erteliyor?&lt;br&gt;A. KADiR SüPHANDAğI&lt;br&gt;Sevdiğinize,
eşinize nasıl hitap edersiniz? şefkat mi daha ağır basar, merhamet mi?
Sevgi mi eklersiniz, emir kipinde nefret mi? Sesinize eklenti olarak ne
gönderirsiniz. Her ifade edişiniz, her sesiniz bir feryat olarak mı
çıkar?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgiyi bulmak kolay, zor olan onu elinde tutabilmek.
Sevgiyi duyabilmekle işin halledildiğini zannedenler aldanıyor. Zira iş
bitmiyor belki asıl o zaman başlıyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Herkes sevgiden
bahsediyor. Ama çoğunun gerçek sevgi ile zerre kadar bir ilgisi yok.
Güya &amp;#8220;aşk&amp;#8221;la birbirine bağlanan bazı çiftler bir bakıyorsunuz çok
geçmeden &amp;#8220;şiddetli geçimsizlik&amp;#8221; nedeniyle ayrılıyor. Ne kadar
şişirilirse şişirilsin, ne kadar reklam cümleleriyle galeyena
getirilirse getirilsin özünde ısmarlamalık ve ruhsuzluk hakimse, modern
sevgiler uçucu parfüm kokusu gibi geçici oluyor ve ardında derin bir
pişmanlık bırakıyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevgi hergün ihtimam isteyen bir çiçek bir
çocuk gibidir. Sevgi &amp;#8220;el ele büyütülecek&amp;#8221; bir şeydir. Ve sevgi
&amp;#8220;gösterildikçe&amp;#8221; kökleşir, yerleşir. Sevgiyi göstermek en başta gönülden
dile dökülen ifadelerle gerçekleşir. Sevgiyi göstermek beklemeye
gelmez, sonra sonra deyip ertelemek aslında sevgiyi tam olarak
duyumsamayı da ertelemektir. Sevgide &amp;#8216;yarın&amp;#8217; sözüne yer yoktur, yarın
çok geç olabilir. Kişi yüreğinin sevgisini boşaltacak bir yürek bulmalı
mutlak, elindekinin kıymetin kaybetmeden bilmeli.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Yeryüzünde
hakiki sevgi kadar değerli, onun kadar paha biçilmez ve onun kadar
doğal, samimi ikinci bir şey yok gibidir. Evet sevgi her şeydir. Her
şeyi olanın bir şey vermesi gerekmez. O zaten her halükârda elinde
olanı gönlüne koymadan verebilir. Seven insan sevdiğine itaat eder.
Zira gerçek sevgiyi veren artık hiçbir şeyini sevdiğinden esirgemez.
Gerçekten seven insan sevdiğini her sözünü emir telakki eder.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bunun
için &amp;#8220;Büyüklerin sözleri,.. ( &lt;a href=&quot;http://mumlar.blogcu.com/soylenmemis-sevgi-sozleri-neyi-erteliyor_7981851.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://mumlar.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>